20 Eyl 2005
sana diyorum
ben yazdığım için değil, sen okuduğun için var bu yazı. bu sitedeki diğer tüm yazılar gibi. mecazi bir anlatım filan yok bu yazıda. başkasına gönderme de yapmıyorum direk sana söylüyorum işte. hatta sen kendi kendine söylüyorsun. etrafına baksana kuzum, aslında bir tek sen varsın. herşeyin tek merkezi olan sen. ben o yüzden en çok senin ölmenden korkuyorum. çünkü kıyamet denilen şey aslında senin öleceğin gündür. hepimiz o gün yok olacağız. bunu biraz düşün ve bu yazıyı unutma. çünkü eğer unutursan bu yazı hiç yazılmamış olur, senin bilmediğin diğer herşeyin aslında varolmadığı gibi.
6 Eyl 2005
29 Ağu 2005
eskiler
Bu, okuduğum ilkokulun bilinen bir hikayesiymiş. Ben koskoca adam olunca olaya şahit olan arkadaşlarımdan öğrendim:
Bir gün arkadaşlar bahçede otururken birisi "süperman geliyor açılıın" diye sırtına masa örtüsü bağlamış bir şekilde koşarak okulun merdivenlerinden aşağıya atlamış ve direk yere çakılmış. Ağız, burun dağılmış. Hemen hastaneye kaldırmışlar.
İlk duyduğumda baya güldüm, "kimmiş lan bu salak" diye sordum. Etrafımdakiler soruya biraz şaşırdılar. Çünkü "bu salak" benmişim ve hiç birşey hatırlamıyorum. Uzun süre inanmadım ama beni tanıyan herkes olayı onayladı, annem bile.
İşin ilginç yanı merdiven inmekten nefret ederim ve bir yerden atlarken süpermen fügürü yaparım.
Bir gün arkadaşlar bahçede otururken birisi "süperman geliyor açılıın" diye sırtına masa örtüsü bağlamış bir şekilde koşarak okulun merdivenlerinden aşağıya atlamış ve direk yere çakılmış. Ağız, burun dağılmış. Hemen hastaneye kaldırmışlar.
İlk duyduğumda baya güldüm, "kimmiş lan bu salak" diye sordum. Etrafımdakiler soruya biraz şaşırdılar. Çünkü "bu salak" benmişim ve hiç birşey hatırlamıyorum. Uzun süre inanmadım ama beni tanıyan herkes olayı onayladı, annem bile.
İşin ilginç yanı merdiven inmekten nefret ederim ve bir yerden atlarken süpermen fügürü yaparım.
25 Ağu 2005
cengiz abeylegesse
Saat gecenin bir yarısı, yolda yürüyorum. Yanıma bir taksici yanaştı, "arkadaşım şuraya nasıl gidebilirim" gibilerden birşey sordu. Bende "dümdüz git, sola dön 100 metre ilerden sağa dön sonra yine sola dön dümdüz git karşına çıkar" diye attım götümden. Adam sağolasın dedi devam etti.
İşte aradan bir 10 dakka filan geçti, ben yürümeye devam ediyorum. Baktım ilerde bir araba. Tek lastiği belediyenin açtığı çukura düşmüş, çıkamıyor. Biraz daha yaklaştım ki arabanın yanındaki adamla göz göze geldik. Adam birden; "ulan pezevengin evladı, tarif ettiğin yol hiç bir yere çıkmadı" diye bağırdı. Hemen arabanın içine eğilip kürek sapı ebadında bir sopa kaptı ve bana doğru koşmaya başladı. Ulan nasıl yol tarif ettiysem adam dönüp yine bana gelmiş. Sinirden delirmiş bir şekilde 15-20 dakika küfür ederek kovaladı beni. O göt korkusu benim bünyede nitro etkisi yapmış, nasıl kaçtığımı bilmiyorum. Sadece götüme vuran topuklarımı hatırlıyorum.
İşte aradan bir 10 dakka filan geçti, ben yürümeye devam ediyorum. Baktım ilerde bir araba. Tek lastiği belediyenin açtığı çukura düşmüş, çıkamıyor. Biraz daha yaklaştım ki arabanın yanındaki adamla göz göze geldik. Adam birden; "ulan pezevengin evladı, tarif ettiğin yol hiç bir yere çıkmadı" diye bağırdı. Hemen arabanın içine eğilip kürek sapı ebadında bir sopa kaptı ve bana doğru koşmaya başladı. Ulan nasıl yol tarif ettiysem adam dönüp yine bana gelmiş. Sinirden delirmiş bir şekilde 15-20 dakika küfür ederek kovaladı beni. O göt korkusu benim bünyede nitro etkisi yapmış, nasıl kaçtığımı bilmiyorum. Sadece götüme vuran topuklarımı hatırlıyorum.
17 Ağu 2005
babam ve ben
- Ne filmi bu? Aa Ed Harris, hiç sevmem bu herifi.
- Ed Harris değil bu, Trance Hill.
- Haha o kim ya. Ed Harris bu. Yılların Ed Harris 'i.
- Hayırr Trance Hill bu!
- Saçmalama Baba ya Ed Harris bu! Bütün pis rollerde bu oynar. Sırf o yüzden kafasına saç ektirmedi adam.
- Trance Hill!
- Bu herifin Ed Harris olduğuna, senin babam olduğundan daha çok eminim!
- ...
- Yani, lafın gelişi canım.
- ...
- Neyse hazır aramızda mesefe varken, kafam kırılmadan ben bir kaçayım.
- Ed Harris değil bu, Trance Hill.
- Haha o kim ya. Ed Harris bu. Yılların Ed Harris 'i.
- Hayırr Trance Hill bu!
- Saçmalama Baba ya Ed Harris bu! Bütün pis rollerde bu oynar. Sırf o yüzden kafasına saç ektirmedi adam.
- Trance Hill!
- Bu herifin Ed Harris olduğuna, senin babam olduğundan daha çok eminim!
- ...
- Yani, lafın gelişi canım.
- ...
- Neyse hazır aramızda mesefe varken, kafam kırılmadan ben bir kaçayım.
12 Ağu 2005
9 Ağu 2005
kariyer insanı
Geçen gün, daha önce çalıştığım 4235252 meslek alanının dışında bir alanda faaliyet gösteren acayip büyük bir müessese ile iş görüşmesine gittim.
Tabi bir gün önceden insan olma, tane tane konuşma, "teveccünüz" gibi kelime egzersizleri filan yapmışım, efendi gibi de giyinmişim. Harikayım.
Böyle alışveriş merkezi gibi devasa bir girişten sonra beni ilgili kişilere yönlendirdiler.
İlgili kişiler onlardan sonra görüşeceğim asıl ilgili kişi öncesi doldurmam için önüme bir kaç form verdiler ve beni böyle bekleme odası gibi bir yere aldılar. Yanımda da bir bayan oturuyor. Belliki birilerini bekliyor. Neyse formda milyon tane soru var, cevapla cevapla bitmiyor. Sorular konusunda da dikkatli davranıyorum, ilerde alehime delil olacak bir hatada bulunmak istemiyorum. Bayağı bir doldurdum, formun sonlarına doğru bir yerde hakkımda bilgi alınabilecek insanları soruyorlar. Hemen aldım telefonu elime kariyer yapmış, büyük firmalarda çalışan arkadaşlarımı aramaya başladım:
-Naber lan
...
- Olm bir iş başvurusu yapıyorum senin adını yazıyorum. Görevin neydi?
...
- Tamam yazdım. Bak hakkımda harika şeyler anlatacaksın. Sözlerinle adamları sarhoş edeceksin.
...
- Tamam ulan ne pis insansın sen, ısmarlarız.
...
- Vay eşşolaşek, manitanada mı ısmarlayacam.
...
- Allah belanı versin ne vampirbir insan evladıymışsın sen, tamam ulan. Harika şeyler söyleyeceksin ama, yamuk olmasın.
Bu tarz 3-4 diyalog söz konusu olduktan sonra referanslar kısmını harika kişilerle donattım. Form tamamlandı. Şöyle uzaktan bir baktım ve kendi kendime "şiir gibi form doldurdun lan" dedim.
Artık asıl ilgili kişiyle görüşme zamanı gelmişti. Asıl ilgili kişiyi bulmak için ayağa kalkarken yanımdaki bayan "formu ben alayım, Cem bey" dedi.
Tabi bir gün önceden insan olma, tane tane konuşma, "teveccünüz" gibi kelime egzersizleri filan yapmışım, efendi gibi de giyinmişim. Harikayım.
Böyle alışveriş merkezi gibi devasa bir girişten sonra beni ilgili kişilere yönlendirdiler.
İlgili kişiler onlardan sonra görüşeceğim asıl ilgili kişi öncesi doldurmam için önüme bir kaç form verdiler ve beni böyle bekleme odası gibi bir yere aldılar. Yanımda da bir bayan oturuyor. Belliki birilerini bekliyor. Neyse formda milyon tane soru var, cevapla cevapla bitmiyor. Sorular konusunda da dikkatli davranıyorum, ilerde alehime delil olacak bir hatada bulunmak istemiyorum. Bayağı bir doldurdum, formun sonlarına doğru bir yerde hakkımda bilgi alınabilecek insanları soruyorlar. Hemen aldım telefonu elime kariyer yapmış, büyük firmalarda çalışan arkadaşlarımı aramaya başladım:
-Naber lan
...
- Olm bir iş başvurusu yapıyorum senin adını yazıyorum. Görevin neydi?
...
- Tamam yazdım. Bak hakkımda harika şeyler anlatacaksın. Sözlerinle adamları sarhoş edeceksin.
...
- Tamam ulan ne pis insansın sen, ısmarlarız.
...
- Vay eşşolaşek, manitanada mı ısmarlayacam.
...
- Allah belanı versin ne vampirbir insan evladıymışsın sen, tamam ulan. Harika şeyler söyleyeceksin ama, yamuk olmasın.
Bu tarz 3-4 diyalog söz konusu olduktan sonra referanslar kısmını harika kişilerle donattım. Form tamamlandı. Şöyle uzaktan bir baktım ve kendi kendime "şiir gibi form doldurdun lan" dedim.
Artık asıl ilgili kişiyle görüşme zamanı gelmişti. Asıl ilgili kişiyi bulmak için ayağa kalkarken yanımdaki bayan "formu ben alayım, Cem bey" dedi.
31 Tem 2005
tövbe modu
Bu geçen yaz başıma geldi.
Sahilde bir başımaydım. Yanlızlığımın tek şahidi sahile vuran dalgalardı. Karanlık gecede ay, yıldızlarla muhteşem bir kompozisyon çiziyordu. Düşüncelerim gecenin karanlığına adeta meydan okuyordu. Gece soğuk ve kalleşti. İşte tam o anda geçecenin sessizliğini kahpe bir çığlık gibi dağıtan bir olay oldu. Hahaha çok yalan oldu, devam edemeyeceğim..
Neyse işte ben böyle aval aval yürüyorum hava mis. Birden gökyüzünden bir ışık hüzmesi indi. Aynı filmlerdeki gibi, yeminnen. Heryer karanlıkken birden etrafım aydınlık oldu. Normal bir ışıkta değil böyle berrak bembeyaz bir ışık hüzmesi. Kafayı kaldırıp yukarı baktım gözlerim kamaştı. Acayip bir Ace beyazlığı içindeyim. Ulan, dedim, işte şimdi sıçtık! Allah'ın huzuruna çıkacağız heralde. Yine ne bok yedim de onu bu derece kızdırdım diye düşünüyorum. Bir yandanda yalan uydurmaya çalışıyorum, belki yırtarım diye. Böyle bir süre daha ışık hüzmesi üstüme düşmeye devam etti. Ben bu esnada göt korkusuyla karışık düşünceler aleminde geziyorum.
Ne zaman götümde şimşek çakacak diye beklerken ışık hafifçe kayboldu. Kendi kendime; oğlum Cem, dedim, yine yırttın. Bir an bunu bir işaret kabul edip kendimi dine mi versem diye düşündüm. Sonra sktir et, dedim. Bir dahaki sefere birşey uydururuz nas'olsa haha
Aslında neden aklıma uzaylılar gelmedide dini yaklaşımlarda bulundum anlayamadım. Göt korkusundan "Tövbe Modu"na geçtim galiba haha.
Bu arada o ışık hüzmesinin ne olduğu hala meçhul..
Sahilde bir başımaydım. Yanlızlığımın tek şahidi sahile vuran dalgalardı. Karanlık gecede ay, yıldızlarla muhteşem bir kompozisyon çiziyordu. Düşüncelerim gecenin karanlığına adeta meydan okuyordu. Gece soğuk ve kalleşti. İşte tam o anda geçecenin sessizliğini kahpe bir çığlık gibi dağıtan bir olay oldu. Hahaha çok yalan oldu, devam edemeyeceğim..
Neyse işte ben böyle aval aval yürüyorum hava mis. Birden gökyüzünden bir ışık hüzmesi indi. Aynı filmlerdeki gibi, yeminnen. Heryer karanlıkken birden etrafım aydınlık oldu. Normal bir ışıkta değil böyle berrak bembeyaz bir ışık hüzmesi. Kafayı kaldırıp yukarı baktım gözlerim kamaştı. Acayip bir Ace beyazlığı içindeyim. Ulan, dedim, işte şimdi sıçtık! Allah'ın huzuruna çıkacağız heralde. Yine ne bok yedim de onu bu derece kızdırdım diye düşünüyorum. Bir yandanda yalan uydurmaya çalışıyorum, belki yırtarım diye. Böyle bir süre daha ışık hüzmesi üstüme düşmeye devam etti. Ben bu esnada göt korkusuyla karışık düşünceler aleminde geziyorum.
Ne zaman götümde şimşek çakacak diye beklerken ışık hafifçe kayboldu. Kendi kendime; oğlum Cem, dedim, yine yırttın. Bir an bunu bir işaret kabul edip kendimi dine mi versem diye düşündüm. Sonra sktir et, dedim. Bir dahaki sefere birşey uydururuz nas'olsa haha
Aslında neden aklıma uzaylılar gelmedide dini yaklaşımlarda bulundum anlayamadım. Göt korkusundan "Tövbe Modu"na geçtim galiba haha.
Bu arada o ışık hüzmesinin ne olduğu hala meçhul..
29 Tem 2005
bay yetenekli mustafa
Omuzlarınızı oynatmadan kafanızı arkaya çevirince götünüzü görebiliyormusunuz? Ben görebiliyorum.
24 Tem 2005
manitalara paranormal yaklaşımlar
Atladım dolmuşa Taksim'e gidiyorum. Tam önümdeki koltuğa bir manita oturdu. Öyle böyle değil, resmen sanat eseri. Ulan, dedim kendi kendime, eğer telepati filan diye bir bok varsa işte onu kullanmanın tam zamanı.
Hemen saykik pozisyonu aldım, kıza odaklandım "bana bak, bana bak" şeklinde komut balonları gönderiyorum. Bir geriye döndürmeyi başarsam ikinci mesaj hazır; "bana aşık ol, bana aşık ol".
Yoğun bir beyin transferi gerçekleştiriyorum ama kızda henüz bir hareket yok. Artık kızın nasıl bir firewall'u varsa. Bir ara kızın önünde oturan şöför geri dönüp bana baktı. Ya kızı ıskalayan sinyaller herife gitti yada aynadan benim tipi görüp "ne yapıyor bu eşşolaşek" dedi. Neyse böyle bir 15-20 dakika filan olmuştu, şöförden de kıllanıp tam vazgeçiyordumki kız elini uzatıp kafasının arkasını kaşımaya başladı. "uleaan oluyor galibaauuuaa" derken biranda dolmuş çukura girdi ve bütün araba sarsıldı. Benim konsantre gözler bir kaydı, toparlayana aşkolsun. 10 dakikada ikisini bir hizaya sokamadım. Eğer kız o sırada dönüp bana baksaydı o tipi ölene kadar unutamazdı heralde haha. Ben kendimi toparlayıncaya kadar da kız iniverdi.
Tam muaffak olamamıştım ama kızın kafasını kaşındırmayı başarmıştım.(aksini iddia edeni tokatlarım) Bir sonraki manita kesin benimdi. Ama şansıma kızın yerine hanzo'nun biri oturdu. Onada uzun süre "in aşağıya eşşolaşek" diye mesajlar gönderdim ama işe yaramadı. Muhtemelen kafası biraz fazla kalındı, sinyaller beyne ulaşamadı.
Uzun lafın kısası dolmuşlarda dikkatli olun. Birden "cebimdeki bütün parayı şu çocuğa vermeliyim" şeklinde garip düşüncelere kapılabilirsiniz.
Hemen saykik pozisyonu aldım, kıza odaklandım "bana bak, bana bak" şeklinde komut balonları gönderiyorum. Bir geriye döndürmeyi başarsam ikinci mesaj hazır; "bana aşık ol, bana aşık ol".
Yoğun bir beyin transferi gerçekleştiriyorum ama kızda henüz bir hareket yok. Artık kızın nasıl bir firewall'u varsa. Bir ara kızın önünde oturan şöför geri dönüp bana baktı. Ya kızı ıskalayan sinyaller herife gitti yada aynadan benim tipi görüp "ne yapıyor bu eşşolaşek" dedi. Neyse böyle bir 15-20 dakika filan olmuştu, şöförden de kıllanıp tam vazgeçiyordumki kız elini uzatıp kafasının arkasını kaşımaya başladı. "uleaan oluyor galibaauuuaa" derken biranda dolmuş çukura girdi ve bütün araba sarsıldı. Benim konsantre gözler bir kaydı, toparlayana aşkolsun. 10 dakikada ikisini bir hizaya sokamadım. Eğer kız o sırada dönüp bana baksaydı o tipi ölene kadar unutamazdı heralde haha. Ben kendimi toparlayıncaya kadar da kız iniverdi.
Tam muaffak olamamıştım ama kızın kafasını kaşındırmayı başarmıştım.(aksini iddia edeni tokatlarım) Bir sonraki manita kesin benimdi. Ama şansıma kızın yerine hanzo'nun biri oturdu. Onada uzun süre "in aşağıya eşşolaşek" diye mesajlar gönderdim ama işe yaramadı. Muhtemelen kafası biraz fazla kalındı, sinyaller beyne ulaşamadı.
Uzun lafın kısası dolmuşlarda dikkatli olun. Birden "cebimdeki bütün parayı şu çocuğa vermeliyim" şeklinde garip düşüncelere kapılabilirsiniz.
kuki-sama
23 Tem 2005
masaüstü çöplüğünde grizu patlaması
Mail kutum "şifremi unuttum" mesajlarına gönderilen otomatik maillerle dolu. Hele geçen gün bu konuda rekor kırdım. Bir siteye yeni üye oldum, aktivasyon mailini cevapladım ve ilk girişimi yapmak için siteye döndüğümde şifremi hatırlayamadım haha. Daha ilk girişimi yapmadan "şifremi unuttum" linkine tıklamak zorunda kaldım.
Neyse unutalım bu mevzuyu haha. Yine geçenlerde biri bana pasaklı bir arkadaşından bahsediyor;
"Herifin masa üstü çöp dosyalarla dolu! Masa üstünde yer kalmayınca desktop diye bir klasör açıp bütün dosyaları o klasöre atıyor. Masaüstü desktop1 desktop2 desktop3 diye bir sürü klasörle dolu haha", diye anlatıyor. İçimden "aynı ben" diye geçiriyorum ama herif, arkadaşını okadar kötülüyor ki yüzüne söyliyemiyorum. Aşşağı yukarı 15-20 dakika pasaklı arkadaşını anlatıp güldükten sonra bende "haha tam hanzoymuş" diyerek konuyu fazla uzatmadım. Eve gelince desk123 diye devam eden bütün klasörleri imha ettim.
Neyse unutalım bu mevzuyu haha. Yine geçenlerde biri bana pasaklı bir arkadaşından bahsediyor;
"Herifin masa üstü çöp dosyalarla dolu! Masa üstünde yer kalmayınca desktop diye bir klasör açıp bütün dosyaları o klasöre atıyor. Masaüstü desktop1 desktop2 desktop3 diye bir sürü klasörle dolu haha", diye anlatıyor. İçimden "aynı ben" diye geçiriyorum ama herif, arkadaşını okadar kötülüyor ki yüzüne söyliyemiyorum. Aşşağı yukarı 15-20 dakika pasaklı arkadaşını anlatıp güldükten sonra bende "haha tam hanzoymuş" diyerek konuyu fazla uzatmadım. Eve gelince desk123 diye devam eden bütün klasörleri imha ettim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
