Akp'lilerin kendilerini Nobel 'e aday gösterdiklerini biliyor muydunuz? Türkiye 'den aday bilimadamlarını isteyen Nobel komitesine kendi isimlerini yazıp gönderdiler, hahaha.
Hatta aday gösteriliğini sonradan öğrenen bir milletvekili olayı kamera şakası sandı.
10 Nis 2006
4 Nis 2006
nisan şaşkalozları
size normaldie'den sketcher imzalı bir güzellik ile merhaba diyorum;
(resmi gösteremedik, deviantart'ın dini imanı para olmuş malesef)
bu gün 20 km'lik bir yolculuk için 200km gittiğimiz garip bir gündü. gülmekten kendimizi kaybedip girmemiz gereken sapağı 30km sonra farketmemiz gibi acayip durumlar oldu. aslında detaylardan çok da bahsetmek istemiyorum, o çılgınlık anlarında şarampol'e uçmamamıza dua etmek günün anlamsızlığı ve önemsizliğine en iyi yaklaşım olur heralde.
fulya yol kenarındaki bir çiçekçiden çiçek alıyor;
- olm bak şimdi çiçekçi teyzeye eğilirken
- bakayım
- bak bunlarda çömelme diye bir opsiyon yok, diz kırmadan direk domalıyorlar. bak götü direk gökyüzüne verip dizlerini kırmadan eğilecek
- haha hadi lan
- bak şimdi, fulya bir çiçek seçsin
- ahahahaha
- ahahahahaah
- ahahaha acayip bir tespit lan ahahahaahahaha
- ahahahahahaha göte bak olm güneşle aynı hizada, rus jimnastikçiler bile yapamıyor bu hareketi.
- ahahahaha
- ahahahahaha
- ahaha çok zor hareket olm, bize beden eğitimi dersinde yaptırırlardı çok zordur ama bu teyzelerde default
- ahahahaha hiç dikkat etmemiştim lan
fulya: teyze çok neşeli arkadaşların var dedi
- ahahaha
- ahahaha
bu gün istanbulun garip bir yerinde arabayla kaybolduk, otoban'ın karşı şeridine bir türlü geçemiyoruz. arabanın camını aralayıp bir teyzeden yardım aldık. teyze bize karşı tarafa geçebileceğimiz bir üst geçit tarif etti. az gittik uz gittik üst geçidi bulduk. ancak gördük ki teyzenin bizi gönderdiği geçit bir yaya üst geçidiydi. sonra durumun abzürtlüğüne aldırmadan bir başkasına yol sorduk, onun bizi alt geçit diye yönlendirdiği yer de bir yaya alt geçidi çıktı. neyseki o bölgenin yerlilerinde teknik bir arıza olduğuna karar verip akbabalara yem olma pahasına kaybola kaybola yolumuzu kendi kendimize bulmaya karar verdik.
fazlasıyla fantastik bir gündü ama biz bundan hiç bahsetmemeyi bu olaylar sanki olmamış gibi davranmayı tercih ettik. kahretsin yine çok kuuluz.
- olm ölüyorum lan açlıktan bu salata beni hiç doyurmadı
- olm şey yiyelim lan, geçen gün hani yemiştik ya
- neydi lan söylesene
- aaaaa şeyy vardı yaa
- söylesene olm
- ya şey işte
- ulan eşşolaşek söylesene, hayal gücümü çalıştırma! gözümün önünden milyon tane yemek geçiyor.
- ahahaha
(resmi gösteremedik, deviantart'ın dini imanı para olmuş malesef)
bu gün 20 km'lik bir yolculuk için 200km gittiğimiz garip bir gündü. gülmekten kendimizi kaybedip girmemiz gereken sapağı 30km sonra farketmemiz gibi acayip durumlar oldu. aslında detaylardan çok da bahsetmek istemiyorum, o çılgınlık anlarında şarampol'e uçmamamıza dua etmek günün anlamsızlığı ve önemsizliğine en iyi yaklaşım olur heralde.
fulya yol kenarındaki bir çiçekçiden çiçek alıyor;
- olm bak şimdi çiçekçi teyzeye eğilirken
- bakayım
- bak bunlarda çömelme diye bir opsiyon yok, diz kırmadan direk domalıyorlar. bak götü direk gökyüzüne verip dizlerini kırmadan eğilecek
- haha hadi lan
- bak şimdi, fulya bir çiçek seçsin
- ahahahaha
- ahahahahaah
- ahahaha acayip bir tespit lan ahahahaahahaha
- ahahahahahaha göte bak olm güneşle aynı hizada, rus jimnastikçiler bile yapamıyor bu hareketi.
- ahahahaha
- ahahahahaha
- ahaha çok zor hareket olm, bize beden eğitimi dersinde yaptırırlardı çok zordur ama bu teyzelerde default
- ahahahaha hiç dikkat etmemiştim lan
fulya: teyze çok neşeli arkadaşların var dedi
- ahahaha
- ahahaha
bu gün istanbulun garip bir yerinde arabayla kaybolduk, otoban'ın karşı şeridine bir türlü geçemiyoruz. arabanın camını aralayıp bir teyzeden yardım aldık. teyze bize karşı tarafa geçebileceğimiz bir üst geçit tarif etti. az gittik uz gittik üst geçidi bulduk. ancak gördük ki teyzenin bizi gönderdiği geçit bir yaya üst geçidiydi. sonra durumun abzürtlüğüne aldırmadan bir başkasına yol sorduk, onun bizi alt geçit diye yönlendirdiği yer de bir yaya alt geçidi çıktı. neyseki o bölgenin yerlilerinde teknik bir arıza olduğuna karar verip akbabalara yem olma pahasına kaybola kaybola yolumuzu kendi kendimize bulmaya karar verdik.
fazlasıyla fantastik bir gündü ama biz bundan hiç bahsetmemeyi bu olaylar sanki olmamış gibi davranmayı tercih ettik. kahretsin yine çok kuuluz.
- olm ölüyorum lan açlıktan bu salata beni hiç doyurmadı
- olm şey yiyelim lan, geçen gün hani yemiştik ya
- neydi lan söylesene
- aaaaa şeyy vardı yaa
- söylesene olm
- ya şey işte
- ulan eşşolaşek söylesene, hayal gücümü çalıştırma! gözümün önünden milyon tane yemek geçiyor.
- ahahaha
27 Mar 2006
bir ileri bir geri
bu sene saatlerimi ileri almamaya karar verdim. böylece hayatı 1 saat geriden takip edip hata yapma ihtimalimi minimuma indireceğim...
... tamam tamam uydurdum; sadece ileri almaya üşeniyorum, hem nasılsa tekrar geri almayacakmıyız. ben her baktığımda kafamdan üzerine 1 eklerim 1 çıkarırım.
dilara minimum tekil miydi çoğul muydu kuzum?
... tamam tamam uydurdum; sadece ileri almaya üşeniyorum, hem nasılsa tekrar geri almayacakmıyız. ben her baktığımda kafamdan üzerine 1 eklerim 1 çıkarırım.
dilara minimum tekil miydi çoğul muydu kuzum?
20 Mar 2006
pimp may rayd
Günlerden bugün başıma bir olay geldi.
Trenle tin tin gidiyorum. Abinin biri geldi tam önümde durdu. Elindeki torbadan bir şey çıkardı ve anlatmaya başladı; efendim bu elimde gördüğünüz süper icat kendiliğinden parlatıcılı sünger bıdı bıdı...
Benim kafa bir dünya tabi, başında şöyle bir baktım sonra daldım gittim.
Bu arada trenlerdeki seyyar satıcı abiler ciddi ciddi ürün satmaya çalışırken birden araya iki espri sıkıştırıp trendekileri güldürürler. Bu abiden de öyle bir beklenti var tren ahalisi tarafından.
Neyse abi mevzuyu anlatıyor ama kimse almaya istekli değil. Bende ayak ayak üstüne atmışım herzamanki gibi kafamda saçma sapan birşeyleri neticeye ulaştırmaya çalışıyorum. İşte bu abi anlatırken birden "hop" dedi benim havadaki ayağımdan ayakkabıyı çekti. Ben nooluyor yahu filan derken benim ayakkabıyı havaya kaldırdı; "işte bir ayakkabı, en son 1950'de silinmiş" diye bir espri patlattı, millet gülmeye başladı. Ben olayı algılamaya çalışırken bu eşoğlleşşek burnunu ayakkabıya dayayıp; off abi burnumun direği kırıldı, dedi. Ben kendimi kaybetmişim heralde; benim ayağım kokmaz huleaaan diye bağırırken buldum kendimi. Sonra hemen sakinleştim tabi. Abi beni maymun etti, tüm trene stand-up yapıyor.
Böyle süngeri sürdü filan benim adidasları ampul gibi yaptı. Şovdan önce bir tane satamadığı süngeri, trenin yarısına sattı. Bana da; senden para istemiyoruz abi, kıyağımız olsun, sayemizde kız tavlarsın belki, diyerek son noktayı koydu. Saniyenin ikiyüzbinde biri kadar zamanda etkili bir cevap verme potansiyeline sahip ben ise, abi karşısında hiç bir varlık gösteremediğim gibi pezevenk ayakkabısı kıvamına gelen adidaslarımla trenden inip götüme baka baka mekandan uzaklaştım.
Trenle tin tin gidiyorum. Abinin biri geldi tam önümde durdu. Elindeki torbadan bir şey çıkardı ve anlatmaya başladı; efendim bu elimde gördüğünüz süper icat kendiliğinden parlatıcılı sünger bıdı bıdı...
Benim kafa bir dünya tabi, başında şöyle bir baktım sonra daldım gittim.
Bu arada trenlerdeki seyyar satıcı abiler ciddi ciddi ürün satmaya çalışırken birden araya iki espri sıkıştırıp trendekileri güldürürler. Bu abiden de öyle bir beklenti var tren ahalisi tarafından.
Neyse abi mevzuyu anlatıyor ama kimse almaya istekli değil. Bende ayak ayak üstüne atmışım herzamanki gibi kafamda saçma sapan birşeyleri neticeye ulaştırmaya çalışıyorum. İşte bu abi anlatırken birden "hop" dedi benim havadaki ayağımdan ayakkabıyı çekti. Ben nooluyor yahu filan derken benim ayakkabıyı havaya kaldırdı; "işte bir ayakkabı, en son 1950'de silinmiş" diye bir espri patlattı, millet gülmeye başladı. Ben olayı algılamaya çalışırken bu eşoğlleşşek burnunu ayakkabıya dayayıp; off abi burnumun direği kırıldı, dedi. Ben kendimi kaybetmişim heralde; benim ayağım kokmaz huleaaan diye bağırırken buldum kendimi. Sonra hemen sakinleştim tabi. Abi beni maymun etti, tüm trene stand-up yapıyor.
Böyle süngeri sürdü filan benim adidasları ampul gibi yaptı. Şovdan önce bir tane satamadığı süngeri, trenin yarısına sattı. Bana da; senden para istemiyoruz abi, kıyağımız olsun, sayemizde kız tavlarsın belki, diyerek son noktayı koydu. Saniyenin ikiyüzbinde biri kadar zamanda etkili bir cevap verme potansiyeline sahip ben ise, abi karşısında hiç bir varlık gösteremediğim gibi pezevenk ayakkabısı kıvamına gelen adidaslarımla trenden inip götüme baka baka mekandan uzaklaştım.
4 Mar 2006
Ben bilmem beyin bilir *

Kafamdaki gereksiz dataları silmek için yeni bir sistem buldum. Böyle yatağa sırtüstü serilip gereksiz bilgileri unutmaya çalışıyorum. Ancak unuttuğum şeyleri hatırlayamadığım için bu taktiğin çalışıp çalışmadığını bilemiyorum. O yüzden şimdilik kimseye tavsiye edemiyorum.
* başlık bakanel ' den araktır.
28 Şub 2006
Derdime derman
Yeni eğlencem internette dertlere deva olan hacı, hocayla kafa bulmak;
Merhaba Hocam,
Çok sevdiğim bir bayanla evlenmek üzereyim ama son anda kendisinin kız olmadığını öğrendim ve dünyam başıma yıkıldı. Bana dediğine göre bir keresinde çok şiddetli osurmuş ve kızlığını kaybetmiş. Böyle birşey olabilir mi hocam? Osuruğun şiddeti kızlığı bozabilir mi? Lütfen bana yardımcı olun.
Ayrıca bir insan götüne bu derece hakim olamıyorsa, bir osuruğu bukadar yıkıcı sonuçlar veriyorsa o insanla bir birlikteliği tekrar düşünmem gerekli galiba.
Hocam tek çarem sizsiniz, yardımlarınızı bekliyorum.
Saygı ve sevgilerimle,
Necati Pekmez.
Merhaba Hocam,
Çok sevdiğim bir bayanla evlenmek üzereyim ama son anda kendisinin kız olmadığını öğrendim ve dünyam başıma yıkıldı. Bana dediğine göre bir keresinde çok şiddetli osurmuş ve kızlığını kaybetmiş. Böyle birşey olabilir mi hocam? Osuruğun şiddeti kızlığı bozabilir mi? Lütfen bana yardımcı olun.
Ayrıca bir insan götüne bu derece hakim olamıyorsa, bir osuruğu bukadar yıkıcı sonuçlar veriyorsa o insanla bir birlikteliği tekrar düşünmem gerekli galiba.
Hocam tek çarem sizsiniz, yardımlarınızı bekliyorum.
Saygı ve sevgilerimle,
Necati Pekmez.
12 Ara 2005
Bu hafta sona ermeden

Filme gel: The Incredibly Strange Creatures Who Stopped Living and Became Mixed-Up Zombies
O'hara ne komik soyad lan. Cem O'hara, haha.
Sanat insanı Necati Şaşmaz'ın biyografisini okumadan geçmeyin; Türkiye'den kaçarken göt korkusuna sımsıkı sanata sarılan bir insanın ibret verici hikayesi. Film bile çekerler bu biyografiye.
- Ne? dizi mi? Tamam oynarım
- Bir şey yapmayacaksın zaten. Sadece mal gibi etrafa bakacaksın, fazla diyalogda yazmıyoruz sana.
Kariyeri çoktan bitmiş, filmlerde anca figuran rolleri kapabilen Sharon Stone'uda bize satıyorsunuz ya, az tilki değilsiniz lan.
Bu arada IMDB'de Raci Şaşmaz için "Best friend with Bahadir Özdener" , Bahadır Özdener içinde "Best friend with Raci Sasmaz" diyor. Kim bunlar olm haha. Sanki Bruce Willis'le arkadaşlar haha. Körlerle sağırlar birbirlerini ağırlar.
Ama Memati'nin yeri başka, kızım olursa adını Memati koyacam.
24 Eki 2005
imza
Bugün notere gittim, evrak işleri filan. Bir sürü belge tutuşturdular elime, 7-8 tane imza attım.
Belgeleri alan bayan;
- Siz imzaladınız değil mi?
- Evet, deminden beri imzalıyorum ya!
- İlk defa böyle birşey görüyorum; hiç bir imza bir diğerine benzemiyor
- Kolay kopya edemesinler diye yapıyorum
- Ama beyfendi o zaman nasıl onaylayacağız bunu? Hangisi gerçek?
- Şaka yaptım yahu. Ben pek beceremiyorum bu imza işini. Aslında hep aynı hareketi yapıyorum ama sonuç aynı olmuyor işte.
- Birini seçin ozaman?
- Siz seçin o olsun işte.
...
Belgeleri alan bayan;
- Siz imzaladınız değil mi?
- Evet, deminden beri imzalıyorum ya!
- İlk defa böyle birşey görüyorum; hiç bir imza bir diğerine benzemiyor
- Kolay kopya edemesinler diye yapıyorum
- Ama beyfendi o zaman nasıl onaylayacağız bunu? Hangisi gerçek?
- Şaka yaptım yahu. Ben pek beceremiyorum bu imza işini. Aslında hep aynı hareketi yapıyorum ama sonuç aynı olmuyor işte.
- Birini seçin ozaman?
- Siz seçin o olsun işte.
...
18 Eki 2005
5 Eki 2005
Muftafa
Rica edecem Mustafa Sandalet artık dans etmesin. Lütfen diyorum bak. Adam 32 kliptir aynı şekilde dans ediyor. Kimsede çıkıp "yeter ulan mustafa, hep aynı hareketler" demiyor. 10 sene önceki araba klibini seyredin aynı hareketleri ordada var. Sadece arkaplanlar değişiyor hehe.
- Çocuklar bu sefer alttan çekin, aynı figürler olduğu belli olmasın.
- Abi geçen klipte alttan çekmiştik zaten.
- Ozaman sağ çaprazdan alın
- Abi natalyalı klipte öyle çekmiştik, hani vücudu yağlayıp filan.
- Kafam karıştı, ayna getirin bana! biraz kendimi seyredeyim rahatlayayım.
- Yağlayalım mı abi?
Birde muzda mahsur kalanları kurtaran göthan özer var ki ona şimdi girmeyelim, yoksa yolumuzu kaybedebiliriz.
Öpüyorum gözlerinizden dünya güzelleri.
- Çocuklar bu sefer alttan çekin, aynı figürler olduğu belli olmasın.
- Abi geçen klipte alttan çekmiştik zaten.
- Ozaman sağ çaprazdan alın
- Abi natalyalı klipte öyle çekmiştik, hani vücudu yağlayıp filan.
- Kafam karıştı, ayna getirin bana! biraz kendimi seyredeyim rahatlayayım.
- Yağlayalım mı abi?
Birde muzda mahsur kalanları kurtaran göthan özer var ki ona şimdi girmeyelim, yoksa yolumuzu kaybedebiliriz.
Öpüyorum gözlerinizden dünya güzelleri.
20 Eyl 2005
sana diyorum
ben yazdığım için değil, sen okuduğun için var bu yazı. bu sitedeki diğer tüm yazılar gibi. mecazi bir anlatım filan yok bu yazıda. başkasına gönderme de yapmıyorum direk sana söylüyorum işte. hatta sen kendi kendine söylüyorsun. etrafına baksana kuzum, aslında bir tek sen varsın. herşeyin tek merkezi olan sen. ben o yüzden en çok senin ölmenden korkuyorum. çünkü kıyamet denilen şey aslında senin öleceğin gündür. hepimiz o gün yok olacağız. bunu biraz düşün ve bu yazıyı unutma. çünkü eğer unutursan bu yazı hiç yazılmamış olur, senin bilmediğin diğer herşeyin aslında varolmadığı gibi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)